Türkiye’de ekonomik krizle mücadelede geçtiğimiz haftalarda açıklanan Kamuda Tasarruf Paketi ile ilgili tepki açıklamaları devam ediyor.

KESK Kocaeli Şubeler Platformu kamuda tutum tedbirleri mevzusuyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirerek şunları söylemiş oldu: “Ülkenin emekçileri ve üreticileri, bütçenin en büyük gelir deposu olan vergileri en fazlaca ödeyenler olarak, yeni bir hücum paketiyle karşı karşıya kalmış durumda. Açlık ve yoksulluk sınırlarında yaşam mücadelesi veren emekçiler, şimdi de yeni bir tutum dalgasının baskısı altına alınmak isteniyor. Bu paketin, IMF’nin hazırladığı kemer sıkma paketlerinin bir kopyası olduğu ve kamusal hizmetlerin şirketlere devredilerek kamunun tasfiyesinin amaçlandığı belirtiliyor. Kamu hizmetlerinin piyasaya açılarak özelleştirilmesi sonucu kamu yatırımları esasen oldukça sınırı olan hale getirilmişken, bu paketle daha da kısıtlanmak isteniyor. Kamu emekçilerine yönelik saldırılar, ana paraya yeni kaynak yaratma amacı taşıyor. Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklamalarından, bu saldırıların yeni paketlerle devam edeceği anlaşılıyor. Henüz yedi gün geçmeden, kamu istihdamını güvencesiz hale getiren “Devlet Memurlarının Esnek Emek harcama Esasları Hakkında Yönetmelik Taslağı” çalışmalarının hızlandırıldığı öğrenildi.”

“Kamuda Tasarruf Paketinde Ayrılan Pay Düşürülüyor”

Açıklamada paketin içeriğine yönelik bildiler paylaşıldı: “100-200 milyar TL içinde tutum edilmesi hedeflenirken, ana paradan vazgeçilen miktarın 2 trilyon 200 milyar TL olduğu görülüyor. Kamu-Hususi İşbirliği projelerine 2024 bütçesinden 162 milyar 400 milyon TL güvence ödemesi yapılacak ve bu, paketten toplanması öngörülen miktardan fazla. Tasarruf paketi üç yılı kapsıyor ve bu süre zarfında faiz giderlerinin bütçedeki oranı %10,5’ten %14,3’e çıkacak. Kamu yatırımları daha da azaltılıyor ve kamu hizmetlerine ayrılan hisse %29’a kadar düşmüş durumda. Mevcut kamu yatırımları neredeyse yok denecek kadar sınırı olan hale getirilmişken, paketin bu durumu daha da kötüleştireceği belirtiliyor.”

“Kamu Hizmetlerinin Özelleştirilmesi De Pakette Yer Alıyor”

IMF kemer sıkma programlarının tipik özelliklerinden kabul edilen kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi, çalışan sayısının azaltılması ve maaşların düşürülmesinin de pakette yer aldığına dikkat çeken KESK Şubeler Platformu Sözcüsü Murat Harata, Kamu personel alımı emekli olanlarla sınırlanırken, destek personel sayısı kademeli olarak azaltılıyor. TÜİK’in verilerine gore işsizliğin devasa boyutlara ulaşmış olduğu günümüzde, “üç yıl daha bekleyin” demek gençlerin umutlarını söndürmek anlamına geliyor. 2024 yılı itibariyle kamuda 5 milyon 200 bin kamu mensubu bulunmakta ve bu personel esasen yetersizdir. Kamu çalışanının toplam istihdama oranı OECD averajının %18 olduğu yerde Türkiye’de %13’tür. Bilhassa sağlık ve yazıhane hizmetlerinde personel yetersizliği sebebiyle bir personel, iki yada üç kişinin işini yapmak zorunda kalmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı verilerine gore, resmi öğretmen açığı 68 bindir ve 100 bin öğretmenin acilen istihdam edilmesi gerekmektedir. Bu ağır tabloya karşın kamuda istihdamın sınırlandırılması, 85 milyonun sağlığını ve gençlerin geleceğini karartmaktadır” dedi.

“Uzaktan ve Esnek Emek harcama Modelleri Hedefleniyor”

Harata sözlerini şöyleki sürdürdü: “Paket, esnek ve uzaktan emek verme modellerinin geliştirilmesini hedeflemektedir. Pandemi döneminde provası meydana getirilen bu emek verme biçimi, kamuda temel istihdam biçimi haline getirilmek istenmektedir. Bu durum bilhassa hanımefendilerin istihdam olanaklarını daraltacak ve cinsiyetçi iş bölümünü pekiştirecektir. Kamuda personel servis hizmeti, müdafa ve güvenlik hariç kaldırılmaktadır. Bu hizmetten yararlanan sınırı olan sayıdaki personel de mağdur edilmektedir.” Pakette lojman kiraları ve toplumsal tesis ücretlerinin piyasa koşullarına gore artırılmasının öngörüldüğüne de dikkat çeken Harata, “Lojman kiralarının artması, kamu emekçilerinin maaşlarının yarısından fazlasının lojman kirasına gitmesi anlamına geliyor. Mevcut toplumsal tesislerin ekonomiye kazandırılması adı altında yandaşlara satılması hedefleniyor. Ayrıca, muhalefetin kazanılmış olduğu belediyelerin hizmet sunamaz hale getirilmesi amaçlanıyor.” diye konuştu.

“Emekçilere Bir Saldırıdır!”

Paketin, “kamuda tutum ve verimlilik paketi” adı altında emekçilere yönelik bir hücum paketi bulunduğunu söyleyen Harata son olarak şunlara değindi: “KESK olarak, bu hücum paketine karşı savaşım edeceğiz ve lüzumlu adımları atacağız. Tasarruf paketine karşı, “Yoksulluk, İşsizlik, Güvencesizlik Paketine Hayır! Emekçiler Tasarruf Paketi Altında Yürütülen Saldırı Politikalarına Sessiz Kalmayacak!” şiarı ile eylemlerimizi sürdüreceğiz. Kamudan tutum değil Saray harcamalarından tutum edilsin. Vergide hakkaniyet sağlansın, azca kazanandan azca fazlaca kazanandan fazlaca vergi alınsın. Yandaşlara meydana getirilen döviz garantili projelere ve Kur korumalı mevduat soygununa son verilsin. Saray harcamaları kısılsın. Personel eksikliği giderilsin, torpile ve siyasal kadrolaşmaya son verilsin. Angarya emek verme yasaklansın, esnek ve uzaktan emek verme yönetmeliği sonlandırılsın. Gerçek ve özgür toplu sözleşme koşulları sağlansın. Emeklilere insanca yaşayacakları maaş verilsin.” (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)